Beni bende demen bende değilim
Bir ben vardır bende benden içeri.

11 Ağustos 2011 Perşembe

Özgüven Dopingi

Evet, yaptım. Valla yaptım. Hem de kendi başıma...

Dün kızımı hastaneye ben götürdüm. Hem de arabayla... Hem de kendi başıma...Yanımda eşim olmadan...Bu benim için o kadar büyük bir olay ki üniversiteyi kazandığımda bile bu kadar sevinmemiştim:) Araba kullanabilmek benim için imkansız birşeydi. Olmaz yapamam diye tamamen vazgeçmiştim bir ara. Taa ki eşim otomatik vites araba alana kadar. O nasıl bir rahatlıktır yaa..Bisiklet kullanmak kadar kolay, gideceksen gaza duracaksan frene bas. Geriye arabanın hakimiyeti, yol bilgisi ve pratik kalıyor. E onlarda zamanla olacak şeyler...

Ben aslında 18 yaşımı doldurur doldurmaz ehliyet kursuna yazılmıştım. Yazılı sınavları da geçtim tam direksiyon sınavına girmeme günler kala Antalya'da havaalanının yakınlarında öyle bir trafik kazası geçirdik ki bırakın araba kullanmayı ben baya bir süre arabaya binemedim bile. Hatta hala daha eşim kullanırken kendimi sıkar dururum. Ayağımla frene basıyo gibi falan yaparım oturduğum yerde. Hayatımda asla yapamayacağım tek şey varsa o da araba kullanmaktır herhalde diye düşünürdüm hep. Ama dediğim gibi otomstik vitesle ve de sevgili kocacığımın motivasyonuyla Allah'ıma çok şükür artık kullanabiliyorum. Bu yaz izinde de baya çalıştım. Gideceğimiz mesafelerde genelde ben kullandım. Eşim de çok yardımcı oldu. Bıkmadan usanmadan sabırla anlattı, gösterdi. Bence artık bayanlar için özellikle de çalışanlar için araba kullanmak şart haline geldi. Babaların iş temposunda çocuklarla ilgilenmek genellikle anneye düşüyor. Okula getir-götür, öğretmen şu malzemeyi istedi çarşıdan al, akşama misafir geliyor evde şu kalmamış,vs. Veya dün benim başıma geldiği gibi hastaneye gidilecek..Önceden olsa eşim iş yerinden izin alacak, gelecek bizi alacak, hastaneye gideceğiz, tekrar bizi eve bırakacak, işe gidecek...Bir de evimiz şehrin biraz dışında olunca eşim içinde tüm bunlar işkenceye dönüşüyordu. Bu işten o da en az benim kadar mutlu oldu. Şoförlükten kurtuldu:)

Bu da yazdan kalma bir resim. Köye giderken yolda inek geçişi sebebiyle mecburi duruş yapmıştım. Eşimde o anı ölümsüzleştirmiş:)



Sırada hastaneye giderken giydiklerim var. Buyurun fotolar...




Eşarp: Yalvaç Pazarı. 5tl.
Hırka: Adıyaman. 20 tl.
Bluz: Isparta Rus Pazarı. 15 tl (Gerçek TopShop:))
Etek: LCW. 35 tl
Ayakkabı: Isparta Rus Pazarı. 10 tl:)
Çanta: Çakma LV. 20 tl
Bilezik: Isparta Rus Pazarı. 3 tl.

Doktor Selen'e atopik dermatit tanısı koydu. Sarışın hassas bünyeli çocuklarda sıkça görülen bir deri rahatsızlığıymış. Daha önce hiç duymamıştım. Tedavi için bir krem yazdı. Bir de hastalığı tanıtma amaçlı bir broşür verdi. Broşürde yazanların bizim şikayetimizle pek ilgisi yok gibi geldi akşam eşimle okurken. Benim tam olarak içime sinmedi. Başka bir doktora daha götüreceğim inşAllah. Siz hiç duydunuz mu bu rahatsızlığı???


Dün akşam iftardan sonra arkadaşlarımıza çay içmeye gittik. Uzun zamandır ailecek görüşmemiştik, iyi oldu. İstikbalden yeni koltuk almışlar çok hoş spor durmuş ben beğendim. Halıyı beğenmemiştim onu da değiştirmeye karar verdiler:) Bir kez de burdan hayırlı olsun diyor ve sizi fotoğraflarla baş başa bırakıyorum.




Bir de arkadaşımın aynasında çekeyim dedim "Bugün Ne Giydim?" pozu:)




Arkadaşımın süslediği daire kapısı...Keşke ön tarafını da çekseydim...Sizede belki fikir olur diye ekliyorum.



Arkadaşımın eşinin ellerinden fındıklı keşkül...Ellerine sağlık...






Ve balkonda keşkül-içecek keyfi yaparken...




Hepinize sevgiler...

7 yorum:

Sihirli Kokosh dedi ki...

Epey aktif bir post bayıldım.Arabakullanmana da tebrikler büyük bir cesaret göstergesi anlattıklarından sonra.Biz kadınlar herşeyi başarırız yeterki s evdiklerimizden destek alalım.Ben hala ehliyet alıcam ohhoooo:((Kombinler süper.

BIRAKTIĞIM İZLER dedi ki...

Aaah aah yarama bastın arkadaşım. Ben ilk oğlana hamileyken gayet güzel kullanıyordum hatta Antalya şehir içinde bile. Ama hamileyken yaşadığım bir alay yüzünden panik yaptım şimdi şöför koltuğuna bile oturamıyorum. İnşallah bende atlatırım o korkuyu yoksa dediğin gibi çok zor oluyor 2 çocukla. Taksilere dünyanın parasını veriyorum. Dolmuşlarda rezil oluyorum. Dua et inşallah bende bir gün cesaretimi toplarım.

birbenvarbendeniceri dedi ki...

sihirli kokosh, valla öyle canım yeter ki isteyelim bir de cesaretklendirildik mi yapamayacağımız şey yok Allahın izniyle...Sen de yeterince istesen alırsın tatlım hadi gel ilk kurs dönemine kaydol:)

birbenvarbendeniceri dedi ki...

bıraktığım izler, geçmiş olsun canım sana da...bilirim o duyguyu...korkuyu yenmenin en kolay yolu üzerine gitmek canım..öyle beklemekle olmuyor inan..ama otomatik vites de inanılmaz bir rahatlık fırsatınız varsa hemen alın derim senin için kolay olması açısından...ben okula giderken 2 minibüs değiştiriyorum 2 de gelirken etti mi 4. 1 liradan 4 lira ediyor günlük..parasından da geçtim kucağımda selenle iki minibüs değiştir bakıcıya bırak okula geç..off işkence...

BIRAKTIĞIM İZLER dedi ki...

Canım son iki arabamızda otomatık vitesti ama gelgörki Tala (yani ben) korkak

Adsız dedi ki...

swotpisces: otomatik araba bizim kurtarıcımız, iyi ki var. :))

birbenvarbendeniceri dedi ki...

swotpisces, dimi yaaa...iyi ki varlar..bu arada hoşgeldin bloğuma tatlım:)