Evet bayanlar, dün hediyeleşme etkinliğimizi sonlandırdık ve ben bugün hemen alışverişe çıktım. Öncelikle halletmem gereken bir işim vardı bu benim için epeyce önem taşıyordu. Çünkü hayatım boyunca asla cesaret edemeyeceğimi düşündüğüm bir şeyi başarmak için bir adım attım bugün. Neyse hayırlısıyla sonuçlanınca duyuracağım buradan inşAllah belki onu kutlamak için de bir hediyeleşme etkinliği düzenleriz, ne dersiniz hanımlar hahahay:))
Bugünkü kombinimin fotoğrafını yayınlayayım önce...
Şal: Kumaşçıdan kestirdim. 10 tl.
Gömlek: Rus Pazarı :):):):) 7,5 tl.
Kemer: Başka bir elbiseme ait
Pantalon: Eka. 15 tl.
Ayakkabı: Rus Pazarı. 10 tl.
Çanta: Çakma LV. 20 tl
Kolye: Şu an moda olan vintage tarzı kolyelerden. Üzerinde dikiş makinası, makas, makara ve çatal iğne var. 5 tl:)
Yukarıda bahsettiğim işi halledince başladık Selenle alışveriş yapmaya...Bu da Selen hanım yoruldum diye tutturunca duraktaki mecburi dinlenişimiz.
Üzerindeki kolye, bilezik ve elindeki kurabiye tamamen beleştir:) Her girdiğimiz dükkanda Selen'i seven amcaları, teyzeleri tarafından verilmiştir:)
Burada EKA diye bir mağaza var. 2 tane şubeleri var Adıyaman'da. Biri normal mağazası, diğeri de fabrika satış. Seri sonu veya hafif defolu ürünleri fabrika satış mağazasında satıyorlar yani outlet mağaza gibi bişey. Pazartesi akşamı ve bugün oradan epeyce kıyafet aldım. Markafonideki siparişlerimi de o nedenle iptal etmiştim zaten. Buyurun aldıklarımı göstereyim. Bugün giydiğim pantalon da Eka ganimetlerinden sadece 15 tl.
Bu cici elbise sadece 10 tl. Bir tane kalmış. Ben de dedektör gözlerimle hemen buluverdim:) Valla üzerindeki boncukları almaya kalksam 10 tl den fazla tutar:)
Bu da yine 10 tl..İncecik rahat bir kumaşı var. Siyah elbisem çok olunca kahverengi tercih ettim. Yoksa siyahı da vardı. Beline kemer takıp giymeyi düşünüyorum.
Bu fiyonklu elbise de 10 tl:) Şaka gibi dimi:) Ama bunun anca 4 bedeni oldu üstüme. 60 kg olan bana 4 beden olduysa 1 bedeni Selen'e filan anca olur herhalde hahahahay:)
Alsam mı almasam mı diye baya bi düşündüğüm ceketim..Tamam fiyat süper 20 tl ama kısa kollu oluşu düşündürdü beni. Neyse badiyle filan giyeriz artık...
Ve bugün giydiğim gri pantolonun vizon rengi. 15 tl:)
Bunlar da kolyelerim. Yine bunları görünce Aksesu siparişimi iptal ettim:) En alttaki ve gitarlı olan 5 tl diğer ikisi 8 er tl...
Tabii kendime bunları alırken bana çıkan şanslı talihliye de hediye almayı unutmadım:) Hatta hediyeler desem daha iyi...Küçük küçük hediyeler aldım ki farklı farklı yerlerde kullansın ve her seferinde beni hatırlasın:) Hepsini küçük küçük paketledim her birinin üzerinde ufak notlarla. En sonunda hepsini büyük bir paket yaptım. Yarın sabah eşim verecek kargoya inşAllah:) Buyurun bu da büyük paketi :) Bakalım kime gidecek:)

Ben harıl harıl alışverişe dalmışken benim telefonun şarjı bitmiş...Alışveriş bittiğinde de saat 18:30 a yaklaşıyordu..Yani tam da eşimin işten çıkış vakti..Elimde poşetlerle ve Selen le minibüse binmek istemedim başladım kontörlü telefon aramaya eşimi aramak için..Ya böyle bişey vardı demi yani ben yanlış hatırlamıyorum...Girerdik konuşurduk ne kadar tuttuysa verirdik. Kime sorduysam yüzüme aval aval baktı...En sonunda avea bayiye gireyim dedim hani belki telefonumu orada şarj edebilirim diye. Ben sorarken bayinin sahibi sağolsun kendi telefonundan arayabileceğimi söyledi. Teşekkür ederekten aradım ama eşim açmadı. Dedim yürü tuğba yürü minibüs yolu göründü sana:) Çıktım minibüs durağına vardım. Hemen yanında bir iddaa bayii vardı hadi dedim bir de burada deneyeyim şansımı girdim iddaa bayiine tabii orada da kontörlü telefon olmayınca ve adam da buradan arayabilirsin abla deyince aradım eşimi oradaki adamın cebinden:) Sonunda açtı. Konuştuk, buluştuk.Eşim ben aveadaki adamın telinden aradığımda görmüş bilerek açamamış hani yabancı no diye. Sonra da benim şarjımın bittiği gelmiş aklına ve geri aramış o numarayı. Tabi ben o sırada çıkmıştım oradan. Adam demiş artık çıktı hanımefendi buradan migrosa doğru gitti diye:):):) Ay ne rezillik yaaaa:) Acaba cep telefonları olmadan önce ne yapıyorduk:):):)
Eve gelince Allahtan dünden kalma yemeğim vardı da 5 dakikada hazırlayıverdim iftar sofrasını..Hadi o kadar fotoğraftan sonra onu da ekleyivereyim:)
Vee gelelim nazar meselesine:) Bugün kaç yıldır yerinde durup duran çiçeğe elim takıldı ve yere düştü saksısı kırıldı:( Diğer eşini de annem kırmıştı..Artık bişeyler düşüneceğiz..Atmaya kıyamam çünkü:) Efendim ardından yemekten sonra canım kola istedi..Dondurucuya koyduğum kola geldi aklıma. Biz teneke kolalardan alıyoruz. Çünkü eşim de ben de asitli seviyoruz kolayı. Diğer türlü 1 litrelik alsak bile 2. içmeye kaçıyor asidi..Neyse ben işte o kutu kolayı dondurucuya koymuştum almak için dolabın kapağını bi açtım ve güm!!!kola patladı ama ne patlama dolabın her yeri kola oldu ve donmuş halde bir kola..Allahtan yüzüme gözüme gelmedi ucuz atlattık. Eşim de yardım etti de sağolsun temizledim. Demekki neymişşşş kutu kola dondurucuya koyulmazmış, koyulsa da en fazla 5 dk tutulurmuş..Benden söylemesi.. Bu da bugünden geriye kalan kırık ve patlaklar:):):)

Oyyy yoruldum be..Amma uzun bir post oldu..Şimdi gidip bu saatte hala uyumamış ve bıdır bıdır konuşmakta olan Selen'i uyutup sahur hazırlayacağım..Hepinize sevgiler...